Mustafa Kemal’in Askeri Topkapı’lı Cambaz Mehmet Bundan 97 yıl önce 24 Haziran 1923’te TBMM aşağıdaki kararı oy birliği ile almıştı: “TBMM Başkanlığından: İstanbul’un düşman altında bulunduğu sırada, Osmanlı ordusunun depolanan silah ve teçhizatını her an ölümle karşı karşıya kalarak Anadolu’ya kaçıran, düşmanın gizli istihbarat teşkilatının içinde yuvalanarak, milli kuvvetlere çok yararlı bilgiler sağlayan M.M.Grubu Başkanı“KURTULUŞ SAVAŞININ GİZLİ KAHRAMANLARINDAN TOPKAPI’LI CANBAZ MEHMET” yazısının devamını oku
Yazar arşivleri: M.Ali TOPÇU
15 MAYIS 1919 İZMİR
15 Mayıs 1919 İzmir …. İzmir’in işgali bir İngiliz-Amerikan ortak projesiydi. İşgal planı, ABD Başkanı W. Wilson ve İngiliz Başbakanı L. George tarafından yapılmıştı… Amiral Calthorpe, 14 Mayıs’ta İzmir Valisi İzzet’e ve 17. Kolordu Komutanı Ali Nadir Paşa’ya 15 Mayıs’ta İzmir’in işgal edileceğini bildirdi… Ali Nadir Paşa bu durumu Harbiye Nazır’ı Şakir Paşa’ya bildirip ne“15 MAYIS 1919 İZMİR” yazısının devamını oku
İLK KURŞUN
İzmir’de ilk kurşunun adı Hasan Tahsin’dir… Diğer adı Osman Nevres olan bu kahraman gazeteciyle onur ve gurur duyuyorum..Onun İzmir’de ilk kurşunu atarak başlattığı mücadele aynı kentte zaferle noktalanmıştı…Selanik doğumlu Hasan TahsinSorbonne Üniversitesi’nde okumuştu.. Izmir’de 15 Mayıs 1919’da karaya çıkan Yunan İşgal Askerlerine silahla ateş etmesi büyük bir cesaretti..15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir’e çıkartma yapan, seçkin“İLK KURŞUN” yazısının devamını oku
GÖNÜL YANGINI
GÖNÜL YANGINI Hayat senden ışık alıp bir renge bürünse Günler secde edip güzelliğine, yerlerde sürünse Hafızamda var olan her şey silinip gitse Bana yalnız yeşil gözlerinin nuru görünse Bilmem ki bu gönül nasıl bir korla tutuştu Ateşin kalbimi yaktı, yüreğim senle buluştu Güzelliğin mi ateş, yoksa alev mi gözlerin Kulaklarımda çınlar hala ruhumu okşayan sözlerin Sen“GÖNÜL YANGINI” yazısının devamını oku
METE HAN
Türk Ordusunun Ebedi Komutanı: Mete Han Türk tarihinin en büyük hükümdarlarından olan Mete Han, Türk tarihinde ilk modern devlet ve ordu anlayışını geliştiren hükümdar olmuştur. Mete Han’ın çocukluğunu M.Ö. 187 tarihinde Çin imparatoriçesine yazdığı mektupta şöyle anlatmaktadır. “Irmaklar ve göller arasında doğdum; geniş yaylalarda sığırlar ve atlar arasında büyüdüm; kendimi sık sık sınır boylarında buldum”.“METE HAN” yazısının devamını oku
KURTULUŞ SAVAŞI KAHRAMANLARI
“YİRMİ BEŞ KURUŞ’UN HİKAYESİ Ağlaya ağlaya okuyacağınız, tarihimizden gerçekleri anlatan bir hikaye. Okurken o anı yaşatan bir hikaye. Bu güzel hikayeyi okumadan geçmeyiniz lütfen…. Seferberliğin ilânıyla beraber, Ayvalık’taki 9. Tümen’e bağlı 23. Alay ağırlıklarıyla birlikte Soma’ya gelerek, trenle Bandırma üzerinden Tekirdağ’a sevk edildi. 23. Alay’ın Burhaniye’de bulunan bir piyade taburu, mesafenin daha kısa olacağı hesabıyla,“KURTULUŞ SAVAŞI KAHRAMANLARI” yazısının devamını oku
SON GAZİ HÜSEYİN KAÇMAZ DEDE
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERİYİM, YÜRÜRÜM! Plevne Gazisi Ahmet oğlu Yusuf’ın bir oğlu dünyaya gelmişti. Adını Hüseyin koymuşlardı. Atatürk’ten iki yaş küçüktür Hüseyin.Ereğli kestaneci köyünde doğup büyümüştür. I. Balkan Savaşı başladığında 28 yaşındadır. Orduya çağrılır. Babası dünya savaş tarihine geçmiş Plevne Müdafaası’nda cennetmekan Gazi Osman Paşa’yla birlikte savaşmıştır. 5 ay boyunca Plevne’yi destansı bir şekilde savunmuş ama“SON GAZİ HÜSEYİN KAÇMAZ DEDE” yazısının devamını oku
ANAM
ANAM ANAM GÖĞSÜMÜN SOL YANI DAMARLARIMDA DOLAŞAN ONUN KANI ONUNLA YAŞAMAK İSTERİM HER ANI ODUR HAYATIMIN CANANI CANI YANIMDA OLMADIĞI ZAMANLAR ONA İHTİYACIM OLDUĞU ANLAR TELEFON AÇARIM, KUZUUUM DER OZAMAN MİS GİBİ KOKAR HERYER SEVGİNİN EN BÜYÜĞÜ ONDADIR SABRI HERZAMAN SONDADIR UYUMAZ SABAHLARDI BAŞIMIZDA BİNBİR MANA VAR GÖZYAŞINDA ŞEFKAT KANATLARI HEP ÜZERİMDE GÜVEN VE HUZURU“ANAM” yazısının devamını oku
DOSTA VEFA
DOSTA VEFA Hayat…… Dalından düşen kuru yaprak gibi Bir gün biter beklemediğin anda. Yaşadığın koca bir ömür içinde Gerçek dostların vardır arkanda Yaşarken bilirsen dostun kıymetini Paylaşırsan eğer hakkın nimetini Can bedende olmasada Dostların vardır musallanın yanında. Bekleme yağan karların erimesini Yollardaki engellerin çekilmesini Birler daha değerli olur Binlerden Bilirsen eğer Korkularını yenmesini. Yanlışlar doğrudur“DOSTA VEFA” yazısının devamını oku
KAZAN KALDIRMA
OSMANLI İMPARATORLUĞU ZAMANIN DA YENİÇERİ ASKERLERİNİN KAZAN KALDIRMASI İsyan eden yeniçeriler bunu kutsal saydıkları kazanlarıyla nasıl dile getirirlerdi?Yeniçerilerin temel giderleri devlet tarafından karşılanmazdı. Yeniçeriler devletten para alır ve haftanın her cuma günümaaşlarından bir bölümünü iaşe bedeli olarak verirlerdi. Toplanan parayla alınan erzak da Yeniçerilerin ortak mutfaklarında pişerdi. “Orta” adı verilen her Yeniçeri birliğinin iki ya da“KAZAN KALDIRMA” yazısının devamını oku
NEW YORK’UN SEMBOLÜ SAYILAN ”ÖZGÜRLÜK HEYKELİ” NİN PEK BİLİNMEYEN ÖYKÜSÜ
Heykel 19.yüzyılın ortalarında Türk toprağı olan Mısır’a dikilmesi maksadıyla Fransızlar tarafından hazırlanmış ama sonradan yaşanan bazı şanssızlıklar yüzünden Mısır yerine Amerika yolunu tutmuştu. İşin daha da garip tarafı, heykelin masraflarının büyük kısmının, zamanın hükümdarı Sultan Abdüláziz tarafından bizzat ödenmiş olmasıydı. ‘NEW York’ dendiği zaman, çoğumuzun hatırına ilk önce Manhattan’dakigökdelenler ve şehrin hemen önündeki adada yükselen,“NEW YORK’UN SEMBOLÜ SAYILAN ”ÖZGÜRLÜK HEYKELİ” NİN PEK BİLİNMEYEN ÖYKÜSÜ” yazısının devamını oku
HATIRALARIM
HATIRALARIM Gözümde yaş oldu hatıralarım Eski günlerimi özlemle ararım Düşen her yapraktan sorarım Maziye dair bir güzellik ararım Ağaçlar dallarını sallıyordu nazla Üstünde kuşlar ötüyor büyük hazla Düşen yapraklar gibi kayboluyor yıllar Meçhule mi gidiyor uzayıp giden yollar Yok yok her yaprağın bir dalı varsa Nerden gelip nereye gidersin diye sorsa Ağaç der ben geldim“HATIRALARIM” yazısının devamını oku
YA ÖLÜRÜZ! YA VATAN KURTULUR
1919 yılında Samsun’da telgraf memur yardımcısı olan Ahmet Remzi (Coşkuner) Bey anlatıyor: “Askerlik görevimi yaparken eğitimim olması nedeniyle telgrafhanede görev verilmişti. 1918 yılı sonlarında Mondros Mütarekesi ile 1919 başlarında birliğimiz salıverildi. Fransız işgali altında olması sebebiyle memleketim Antakya’ya gidemedim. Arkadaşlarımın tavsiyesi üzerine Samsun’a gittim. Telgrafhaneye başvurarak maniple denilen aleti ve Mors alfabesi bildiğimi ve askerlik“YA ÖLÜRÜZ! YA VATAN KURTULUR” yazısının devamını oku
YENİÇERİLER VE İSTANBUL YANGINLARI — SANAT TASARIM GAZETESİ
….Nusret Karaca….Sultan 1. Murad zamanında kurulan Yeniçeri Ocağı Kapıkulu Askerleri Piyadeler Sınıfı’nın en önemli askeri gücü idi. Osmanlı Devleti’nin ilk yılları ve yükselme döneminde “Ocak Devlet İçindir” ilkesi duraklama ve gerileme dönemiyle adeta “Devlet Ocak İçindir” ilkesine dönüştü. Devlet yönetimi içinde adeta büyük bir tehdit oluşturan Yeniçeriler Padişah, Sadrazam değişikliklerinde de rol oynamaya başladılar. Her […]“YENİÇERİLER VE İSTANBUL YANGINLARI — SANAT TASARIM GAZETESİ” yazısının devamını oku
CEPHEDEN HABER VAR ANKARA’LILAR
Değerli Arkadaşlar, Değerli Dostlar, Değerli Ankaralılar, Çok Değerli Ankara Severler, Yüzyıl önce yaşanmış ve Türkiye’mizin mukadderatının değiştirilmiş olduğu bir döneme ait, Ankara’mızda cereyan etmiş bir olayı sizlere aktarıyorum. Yazı biraz uzun, daha önce sizlere sundum mu hatırlamıyorum ama yine de şu günlerde okumaya değer diyor ve hoşunuza gideceğini, duygulandıracağını sanıyorum. Biz Ankaralıyız, Ankara’nın yerlisiyiz. Hacıbayram’da“CEPHEDEN HABER VAR ANKARA’LILAR” yazısının devamını oku
MOLOTOF KOKTEYLİ
Molotof Kokteyli’nin İsmi Nereden Gelmektedir? Molotof kokteyli ilk defa İspanya İç Savaşında, Sovyet tanklarına karşı kullanılmış olsa da ismi buradan gelmemektedir. Sovyetler Birliği Finlandiya’yı bombalarken Sovyet Dışişleri bakanı Viyaçeslav Molotov bir radyo programında “Biz, aç Fin halkına ekmek ve insani yardım atıyoruz, onları özgürleştirmeye çalışıyoruz” diyerek hem bombalama yapmadıklarını iddia etmiş hem de Finlandiya’ya girmelerini“MOLOTOF KOKTEYLİ” yazısının devamını oku
KARANTİNA
Karantina kelimesinin İtalyancadaki ‘40 günlük zaman’ sözünden geldiğini biliyor musunuz? Birçok kültürde ayrı bir yeri vardır bu sayının. Tufan 40 gün sürdü, Mısırdan Çıkış 40 gün sürdü. Musa Sina da 40 gün tutuldu. Mesih İsa denenmelere maruz kaldığı çölde tuttuğu Oruç 40 gün sürdü. Kadınlar doğum yaptıktan sonra 40 gün kadar dinlenmeleri tavsiye edilir. Gebelik“KARANTİNA” yazısının devamını oku
SENİN İÇİN
SENİN İÇİNbahçelerde kirmizi elmaistersen al istersen almaaç susuz kal sevgisiz kalmabir tebessüm et benim için boğaz içinde panjurlu yaliiçine döşemişler ipek halipenceresine değiyor erik daligelip geçtikçe bakarim senin için yürüyorum yaklaşiyorum sana her adimdahayalim senle dolu sözlerim senin yadindaacida olsa yediğim lokma senin tadindafincaninda kahve olurum senin için mevsim kiş lapa lapa yağiyor karhava buz“SENİN İÇİN” yazısının devamını oku
EŞEKLİ KÜTÜPHANECİ MUSTAFA GÜZELGÖZ
EŞEKLİ KÜTÜPHANECİ MUSTAFA GÜZELGÖZ’ÜN HİKÂYESİ ÜRGÜP / NEVŞEHİR ”İnsanlar ölür, ölmeyen bir şey varsa Kitaptır” Mustafa GÜZELGÖZ Mustafa Güzelgöz yeni memur olmuştur, tayini kütüphaneci olarak Tahsin Ağa Kütüphanesi Ürgüp’e çıkar. Yıl 1943. O yıllarda Devlet memurluğu çok saygın bir iş. Herkes kızını Memura vermek ister, Aylığı var, sosyal güvencesi var. Hükümetin adamı. Göreve başlar, kütüphanede“EŞEKLİ KÜTÜPHANECİ MUSTAFA GÜZELGÖZ” yazısının devamını oku
POSTA PULUNUN TARİHİ
Posta pulunun öyküsü Pulun olmadığı yıllarda, siviller arasındaki iletişim son derece zor ve pahalıydı. Ya aynı güzergahta yola çıkan bir dostunuz olacaktı, ya özel hizmetkarınız. Ya da göndereceğiniz mektubun yüksek posta ücretini ödeyebilecek dostunuz. Evet, yanlış okumadınız, pulun icadı öncesinde, posta parasını gönderen değil, alıcı ödüyordu. Bunun çok farklı nedenleri var ama en akla yatkın olanı,“POSTA PULUNUN TARİHİ” yazısının devamını oku