Uzuun yıllar önce bir Amerikalı konuşmacının hıncahınç dolu bir salonda dinlediğim konuşmasını hiç unutmam. Muhtemelen her gittiği ülkenin en hassas noktalarını bulup her ülkede o konu etrafında konuşuyordu, mesleği buydu. Çekoslovakya’da Rusların işgal ettiği gün tüm dünyadan yardım isteyen radyoda anons yapan gençten bahsetmiş mesela, yanında duran tercüman ağlamaya başlamış, “Bu bahsettiğiniz kişi benim babamdı”“TÜRKÇE” yazısının devamını oku