MASONLUK VE ATATÜRK

MASONLUK VE ATATÜRK

Atatürk, kendisine Masonluğu öven Dr. Mim Kemal Öke’yi azarlayıp, kökü dışarıda olan teşkilatın vatana zararlı olduğunu söylemişti. 1938’de yayımlandı.
Her fırsatta Atatürk’ün kendilerini desteklediği iftirasını atan Masonlara en güzel cevabı yine Gazi Mustafa Kemal vermişti.

Haftalık Yedigün dergisinde 1938 yılında çıkan bir söyleşide, Atatürk’ün kökü dışarıda olan teşkilatın lideri Dr.Mim Kemal Öke’yi ağır bir dille azarladığı anlatılıyor. Söyleşide, korkudan ödü patlayan Öke’nin, durumu kurtarmak için Atatürk’ü, Masonların lideri gibi takdim etmeye kalkışması, Gazi’yi çileden çıkardı.

Mustafa Kemal; Öke’yi,
“Ben bu cemiyete girmem. Başkalarının yaptığı prensiplere değil, kendi prensiplerime uyarım” diye azarladı…

Niyazİ Ahmet Okan’ın röportajını 1950’li yıllarda yorumlayan milli mücadele kahramanı Eşref Edip Fergan,
“Sizi gidi yalancı Atatürkçüler!
Nerede ise localarınızı onun kabri üzerine kuracaksınız!
Ey Atatürk!
Kalk da dostluk maskesi takınan düşmanlarının hiyanetlerini seyreyle!” dedi.

Büyük önder Atatürk, her fırsatta kendisine hayranlıklarını dile getiren Masonları gayri milli bir oluşum olarak görüyor ve bu oluşumdan Türkiye’ye yarar gelmeyeceğini ifade ediyordu.

Geçtiğimiz günlerde yeni “Üstad-ı Azamlarını” seçen Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası ile ilgili haberler “Masonluk” kavramını tekrar gündeme getirdi. Her fırsatta Türkiye Cumhuriyeti’ne olan bağlılıklarını ve büyük önder Atatürk’e olan hayranlıklarını dile getiren masonlar hakkında, acaba Mustafa Kemal Atatürk ne düşünüyordu❓

İstiklal şairi Mehmet Akif Ersoy’un arkadaşı Eşref Edip Fergan tarafından çıkarılan Sebilürreşad dergisinin, 1950’li yıllardaki bir sayısında, büyük önder Atatürk’ün yaşadığı yıllarda yayın yapan (1938) “Yeni Gün” dergisinden alıntıladığı bir mülakat, Atatürk’ün “Üstad-ı Azamlık” teklifini nasıl reddettiğini ortaya koyuyor. İşte Atatürk’ün masonlar hakkındaki düşüncelerininin yeraldığı mülakatın tam ve yorumsuz metni❗

Haftalık “Yedi Gün” mecmuasının 12. cildinin 303 sayılı ve 27 kanunu evvel (Ekim) 1938 tarihli nüshasının 9. sahifesinde muharrir Niyazi Ahmet Okan, Türkiye’de Masonların meşriki azamı bulunan Doktor Mim Kemal Öke ile Atatürk arasında cereyan eden muhavereyi şu suretle nakletmektedir❗

Doktor Mim Kemal Öke anlatıyor❗

Bir gün Ağaoğlu Ahmet, Köprülü Fuat, İsmail Hakkı ve eski Maarif Vekili Hikmet’in bulundukları bir gece sofrasında Atatürk buyurdular ki:
-Bu akşam akademik konuşacağız. Söz verilen ayağa kalkarak söyleyecektir.
Herkes gibi ben de heyecan duydum. Acaba bana da söz düşecek mi?.. İlk mevzu şu idi: Efkarı umumiye değişti-rilebilir mi❓
Değiştirilebilirse ne vasıta ile❓

Söz Köprülü Fuat’a verildi. Ondan sonra Ağaoğlu Ahmet; İsmail Hakkı söylediler. Aşağı yukarı mektep ve matbuat vasıtasıyla efkarı umumiyenin değiştirileceğini söylemişlerdi. Bu cevapların hiç biri Ata’yı tatmin etmedi. Gayri memnun olduğunu hissettiren bir tarzda sıra ile sözlerini kestiler.

Yan yana oturduğu Hikmet’e işaret ederek onun da fikrini sordu. O da diğer zevatın fikirle-rine bir de Masonluğu karıştırdı.

İşte o vakit Atatürk:
-Kemal Bey işittiniz ya, şimdi sıra size geldi, buyurdular.
Ben heyecandan titremeye başladım. Ne diyecektim? Söyleyeceğim sözün nasıl karşılanacağını takdir edemeyenler gibi derin bir tereddüt ve telaş içinde idim.

HİKMETİ VÜCUDU YOKTUR❗

Atatürk;

  • Kemal Bey Masonluğun umdeleri nelerdir? diye sordu.
    Artık cevap vermeli idim. Bilebildiğim ve anlayabildiğim kadarını söyledim.

Hazır bulunanlardan iki zat:
-Madem ki Masonluk milliyetçidir, halkcıdır, cumhuriyetçidir, Halk Fırkası’nın umdeleri de bunlardan başka bir şey olmadığına göre Masonluğun hikmeti vücudu yoktur, dediler.

Atatürk tekrar:

  • Kemal Bey ne dersiniz? Buyurdular.

Cevap verdim:
-Evet, memleket dahilinde realize etmek istediğiniz yüksek ideal ile Masonluğun tahayyül ve realize etmek istediği ideal aynı olabilir. Halk Fırkası’nın umdeleri memleket hudutları dahilinde caridir. İşte Masonluk bu idealin memleket hudutları haricine intişarına vasıta olan rasyonal hissi bir teşekküldür. Bu bakımdan hikmeti vücudu reddedilemez.

Ata sükunet buyurdular, biraz sonra:
-Peki Kemal Bey, hangi memleket Masonları Masonların en bahtiyarıdır?

-Diktatör memleketlerde Mason Locaları yıkılır, yakılır, Masonlar sürgün ve imha edilirken Türk Milli Masonları Ulu Önderinin ve onun hükümetinin itimat ve müzaheretine mazhar olmakla daima bahtiyarlık duymuşlardır. Dünyada en bahtiyar ve mesut Masonların, Türk Masonları olduğunda şüphe yoktur. Masonların bu vaziyetine yakından vakıf olan ecnebi Masonlar, memleketimizde Masonların haline gıbte ettiklerini defaatle söylemişlerdir.

TOKAT GİBİ CEVAP❗

-Reisiniz kimdir?
-Memleket dahilinde sulh ve selamet tavsiye eden ve bütün cihana hitap ederek bu idealin tahakkuk ettirilmesini temenni eden zatı devletleridir. Tarzındaki maruzatıma şu tarzda mukabele buyurmuşlardır:

Atatürk:

  • Ben bu cemiyete girmem. Ben, başkalarının yaptığı prensiplere değil, ancak kendi prensiplerime uyarım…

Evet Atatürk, prensip yaratan ve yarattığı o prensibe sadıkane bağlanan bir şahsiyettir. Bu Atatürk’ü temayüz ettiren bir karakterdi. Doğruluğuna şüphe etmediği fikri daima müdafaa ederdi.

Maruzatlarıma ilave etmiştim:
-Masonluğun temsil ettiği yüksek idealin kolayca tahakkuk ettirileceğini kabul etmek istemiyorum. Fakat bu, her memlekette insanlık idealinin tahakkukuna çalışan entellektüellerin bir araya gelmesine yaklaşmasına hizmet etmesi bakımından faydalı olabilir.

Atatürk bu sözüme, hararetli bir ihtarla:
-Hayır Kemal Bey, sen bunu söylemeye mezun değilsin!
Günün birinde insanlık idealinin tahakkuk ettirilemeyeceğini kabul etmek doğru değildir. Beşeriyetin günün birinde bu mesut neticeye irişmesi gayrı varid değildir.

Bana yanlış düşündüğümü ihtira eden bu hitap, beşeriyet için refah ve saadet düşünen Atatürk’ün insanlık hakkındaki yüksek ve asil bir düşünüşünün ifadesi idi. Atatürk beşeriyet için daima bizim fevkalbeşer telakki ettiğimiz ideallerin tahakkuk ettirilebileceğine iman eden asil bir insandı, ölünceye kadar da öyle düşündü.

Öyle kaldı. İşte bu mülakatta Masonların reisi, meşriki azamı Doktor Mim Kemal, Masonluğun “memleket hudutları harici” ile münasebet ve alakasını yani beynelmilel olduğunu açıkca itiraf etmektedir ve Masonluğun “her memlekette insanlık idealinin tahakkukuna çalışan entellektüellerin bir araya gelmesine, yaklaşmasına hizmet eden” bir teşekkül olduğunu söylemesi de beynelmilelliyetini teyit etmektedir.

M.Ali TOPÇU tarafından yayımlandı

Kah gezerim eller gibi Kah eserim yeller gibi Alır başımı giderim Özgür kuşlar gibi I walk around like hands My work is like a wind I'll take my head Like free birds

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın