Paylaşmayı unuttuğumuzda
Lokmaları kendimiz yuttuğumuzda
Dostun tekerine çomak soktuğumuz da
İşte o zaman ölürüz
Çevremize yan gözle baktığımızda
Her şeye bir kulp taktığımızda
Derdi olandan hemen kaçtığımızda
İşte o zaman ölürüz
Hak hukuk tanımadığımızda
Acısı olanla yanmadığımızda
Düşkünü kaldırmadığımızda
İşte o zaman ölürüz
Her söze kandığımızda
Kurtları kuzu sandığımızda
Gafletten uyanmadığımızda
İşte o zaman ölürüz
Kapıyı çalana açmadığımızda
İhtiyacı olana bakmadığımızda
Gönülden gönüle akmadığımızda
İşte o zaman ölürüz
Dost çağırınca gelmediğimizde
Muhtaca el açana vermediğimizde
Yaraya merhem gibi değmediğimizde
İşte o zaman ölürüz
Doğrulara kulağımızı tıkadığımızda
Dilimizi yalanla yıkadığımızda
İki tatlı kelamı sakladığımızda
İşte o zaman ölürüz
Kara gün dostu olmadığımızda
Dostun derdi ile solmadığımızda
Kalplere sevgi olup dolmadığımızda
İşte o zaman ölürüz
Mala makama tamah ettiğimizde
Zor günde terkedip gittiğimizde
Affetmeyip kin güttüğümüzde
İşte o zaman ölürüz
Hak etmeden aldığımızda
Kazanmayıp çaldığımızda
Kalabalık içinde yalnız kaldığımızda
İşte o zaman ölürüz
Hatır gönül bilmediğimizde
Çağrıldığımızda gelmediğimizde
Düşkünü görüpte üzülmediğimizde
İşte o zaman ölürüz
İyiliği vefayı dostu unuttuğumuzda
Açık kapıları bir bir kuruttuğumuzda
Bize güvenenleri yanılttığımızda
İşte biz o zaman ölürüz
12.01.2022
Ankara