O AN

O AN

Hayatımızda dönüm noktası dediğimiz zaman dilimleri vardır. Saniye veya saliseler ile ölçülebilen zaman aralığı. İşte o an ölüm kalım zamanıdır.Ya tamam ya devam halidir, ömre bedeldir o kısa zaman, her şeye bedeldir para ile ölçülemez saniyeler.

            Hani suikast yapacak olan keskin nişancı uzaktan hedefine nişan alır ve tetiğe basar, tam o tetiğe basma anında uzaktaki hedef şahıs yere düşen bir şeyi almak için eğilir, silah ateş eder hedef yerine yanında bulunan  bir şeye, yada bir kişiye isabet eder ve her şey değişir. Suikastçının ikinci kez ateş etme şansı yoktur. Hedef ölümden kurtulmuştur. İşte o an anlatılamaz. Canlandırma açısından ,Yüksek katlı binaların olduğu bir caddede kaldırımda yürüyorsunuz, tam adımınızı atıyorsunuz ve arkanızda bir gürültü, patlama oluyor. Dönüp baktığınızda kocaman bir dolabın veya metal parçasının yere düştüğünü ve zemini parçaladığını görüyorsunuz. Saniye önce düşmüş olsa sizin üzerinize düşecek  ve öleceksiniz. O an şükrediyorsunuz sizin, için ölmek yada Yaşamak  anıdır o  Saniyeler. Bunun gibi örnekleri yaşamış duymuş yada izlemişizdir mutlaka. 

Futbol tarihimizde o an dediğimiz sayfalar vardır. Bunlardan en önemli olanı Galatasaray’ımızın 2000 yılı UEFA kupası  finalinde yaşanmıştır.Canlı izleyenler bilir, hayal edenler hep o anı ve mutluluğu yaşarlar. İşte o final maçı içerisinde iki tane o an vardır. Kimine göre en önemli O an….. 0-0 biten maç sonucu uzatmalar oynanmış 15 dakikalık 2 uzatma süresi golsüz bitmiş ve şampiyon penaltı atışlarına kalmıştır. Atışlar yapılırken öyle bir an geliyor ki atılan ve kurtarılan penaltılar sonrasında atış sırası Galatasaray’da ve topun başında Popescu var. Dünya futbolunda isim yapmış önemli bir oyuncu. Koşarak geliyor topa vuruyor, top kaleci David Seamon’ın sağından yuvarlanarak filelere gidiyor. O an Türkiye’de ve Dünya’da hayat duruyor, seyirci çığlıkları yükseliyor gökyüzüne. Galatasaray futbol tarihinde bir ilki gerçekleştiriyor ve Avrupa’nın en büyük kupalarından olan UEFA Kupasının şampiyonu oluyor. Avrupa’nın en büyük takımlarından olan ve en iyi kadrosuna sahip olan Arsenal karşısında.

Arsenal her yıl Avrupa kupalarına katılan, Başa oynayan, İngiltere’de şampiyonluğa oynayan bir takım. 2000 yılı kadrosunda öyle isimler var ki zamanın en önemli futbolcuları, adeta yıldızlar topluluğu. Seaman, Overmars, Emmanuel Petit,  Patrick vieira, Denis Bergkam, Thery Henry, Şuker, Adams, Kanu gibi futbolcular.

Ülkemizde birçok insanın düşüncesi, bazen şans ile bazen hak ederek ite kalka finale gelindi ama Arsenal karşısında şansı yok takımın diye değerlendirilmekteydi.

Galatasaray’ı ezer geçerler ve kupayı alırlar diye düşünenlerin sayısı epey fazla idi. Fakat inanmış bir fatih Terim ve Aslanları, arkalarında onlara güç veren taraftarları vardı.İnandıkları hedefe nâ mağlup olarak gelmişlerdi.

Bana göre maçın O anı Popescu’nun penaltı vuruşunu gole çevirdiği şampiyonluğu kazandığımız an değil, Taffarel’in Henry’nin kafa vuruşunu kurtardığı an dır.

………………………………………..

2000 yılında, 1994 yılından beri görev yaptığım TCG Akdeniz gemisindeyim, görevime devam ediyorum.Galatasaray’ın UEFA kupası finaline gelesiye kadar oynadığı maçların birçoğunu limanda, yada seyirde kader arkadaşlarımızla birlikte izledik.Gemi salonunda FB.BJK  taraftarı arkadaşlar ile maç izlemek çok zevkli olurdu. tribün ortamı gibi her kafadan bağırışlar, tezahüratlar eşliğinde heyecan ile izlenirdi maçlar. Hele derbi maçlarının atmosferini hiç anlatamam.

Finalde gelesiye kadar karşı takım taraftarı birçok arkadaşımız Galatasaray başarılı olmasın diye tavır takınmışlardı. Cim Bom yenilsin elensin istiyorlardı. Fakat Cim Bom bütün eleme gruplarını nâmağlup geçmiş ve finale adını yazdırmıştı.

17 Mayıs 2000 TCG Akdeniz ile bir NATO tatbikatı için yine seyirdeyiz. Akdeniz’de devam eden tatbikat Atlas okyanusunda devam ediyor, hepimizin aklı fikri 17 Mayıs’ta Kopenhag’daki final maçında. Biz 16 Mayıs’ta Fas, Kazablanka limanına yanaşıyoruz.17 Mayıs 2000 akşamı final maçı var. Kazablanka sokaklarında dolaşırken uğradığımız dükkanlarda insanlar Türk olduğumuzu anladıklarında Cim Bom Bom, Galatasaray şampiyon diyorlar sevgi gösteriyorlar. Kupayı kazanmamızı bizim kadar onlar da istiyorlar.

Akşam üzeri maç saatinden önce limana, gemimize dönüyoruz. Nöbetçi personel sıcak yaz akşamı olduğu için Helikopter Platformunu hazırlamışlar. Maç için seyir düzeni kurulmuş çok sevindik. Afrika ve Akdeniz’in sıcaklarının yüksek olduğu bir zamanda açık havada, başka bir ülkede final maçını izlemek ayrı bir duygu ve bizim için tek hedef kupayı almak.

Beklenen an geliyor, hakemin düdüğü ile 2000 yılı UEFA final maçı başlıyor. Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da, Parker stadyumunda. Arsenal ve Galatasaray UEFA Kupası final maçı başlıyor. Türkiye’de ve Dünya’nın her yerinde Türk olan,  yada Türkiye’yi Türkleri seven ezilmiş hor görülmüş milyonlarca insan ekran başında nefeslerini tutmuş maç izliyorlar ve Galatasaray’ın Arsenal’ı yenip kupayı almasını istiyor. Biz de aynı duygularla Kazablanka limanında sıcak bir yaz akşamında TCG Akdeniz helikopter platformunda nefeslerimizi tutmuş final maçını izliyoruz.

Her iki takım da birbirlerine hafiften yokluyorlar, fakat defansı sağlam tutup hücum etmiyorlar. İlk yarı golsüz sona eriyor. İkinci devrede de takımlar karşılıklı kontrollü oynuyorlar. Hava çok sıcak, zaman ilerledikçe futbolcular terlemeye yorulmaya başlıyor. Karşılıklı mücadele sonrasında 90 dakika 0-0 berabere sonuçlanıyor. On beşer dakikalık iki uzatma devresi oynanacak. Yalnız UEFA nın yeni  kuralı gereği uzatmalarda altın gol uygulaması var.Yani uzatmalarda gol atan maçı bitiriyor ve şampiyon oluyor. Aman Allah’ım yürek dayanmaz, heyecan dorukta. Arsenal bizim sahamıza doğru geldi mi kalp atışlarımız iki katına çıkıyor.

Hakem Antonio Lopez Nieta’nın düdüğü ile uzatma dakikaları başlıyor. Daha uzatma devresinin başında, 93 dakikada Hagi sağ kanattan topla ilerliyor, karşısında Tony Adams, Hagi çalım atıp geçmeye çalışırken Adams sert giriyor. Hagi sinirli, Kolunu sallıyor geriye doğru. Adams aldığı temas ile kendini yere bırakıyor. Yan hakem bayrağını kaldırıyor, Hakem düdüğünü çalıyor ve Hagi’ye kırmızı kartını gösteriyor. Eyvah en önemli oyuncumuz, orta saha dinamomuz oyun dışı ve takım on kişi kalıyor. Final maçı, rakip Arsenal, uzatma dakikalarının başındayız ve altın gol uygulaması. Umutlar sönmeye başlıyor ama heyecan dorukta, yıkılıyoruz. Geçer mi zaman. Rakip güçlü. Çevremizde final oynamak bile büyük başarı diyenlerin seslerini duyuyoruz.

Uzatmanın ilk 15 dakikası golsüz bitiyor. Galatasaray on kişi. Arsenal ikinci uzatma dakikaları başlayınca saldırmaya devam ediyor, yağmur gibi sağdan soldan ataklar yapıyor. Arada topu kapıp hücuma kalkan Cim Bom’u muz fazla etkili olamıyor, daha çok savunma yapıyoruz. 110. dakika suları, bütün futbolcular yorgun ama son gücünü kullanıyorlar. Arsenal sağ kanattan geliyor, ceza sahamıza sağ kanattan yaklaşıyorlar. Ray Parlour  orta yapıyor kale sahası içerisine. Top sağ direğe doğru üzülüyor. Orada Thiery Henry var 1.90 boyu ile. Fransa’nın ve Avrupa’nın en iyi golcülerinden.

İşte o an zaman duruyor, top arka direğe doğru süzülüyor. Kale ile arasındaki mesafe 1 metre kalecimiz. Taffarel topa yakın. Henry yükseliyor, topa kafayı vuruyor. Gözlerimizi kapatıyoruz izleyemiyoruz, kalplerimiz küt küt atıyor, sanki yerinden çıkacak Eyvah gol oldu diyoruz içimizden. Zaman duruyor, hayaller bitiyor sanki o an. Kalecimiz Taffarel iki kolu açık Henry’nin vurduğu topu duvar gibi karşılıyor. Gelen topa müdahale ediyor ve kornere çeliyor.

Maçın kader anı İşte O an. Gol olsa, Altın gol kuralı gereği maç bitip Arsenal şampiyon olacak ve her şey bitecek. Gözümüzü açıyoruz saniyeler sonra ve sevinip yeniden umutlanıyoruz. Oluk oluk dualar yükseliyor Dünya’dan gökyüzüne Galatasaray şampiyon olsun diye.

O an, İşte O an kader anı, maçta her şeyin değiştiği an. Maradona’nın 1986 Dünya kupası finalinde kale sahasında topa yükselip çaktırmadan elini dokunması ve gol olması ile Arjantin Dünya kupasında yarı finale yükseldiği gibi. Taffarel’in Henry’nin kafa vuruşuna yaptığı müdahale ile maçın kaderi değişiyor ve Galatasaray şampiyonluğa yürüyor.

Uzatma dakikaları golsüz bitiyor. On kişi kalan Cim Bom sakat ve eksik bir şekilde maçı penaltılara taşıyor ve heyecan devam ediyor.

Penaltı atışları başlıyor ilk penaltılar kullanılıyor. Kemik Ergün atışı gole çeviriyor, Arsenal  daha ilk penaltıda Taffarel duvarına takılıyor. Kalecimiz penaltıyı kurtarıyor. Galatasaray sırasıyla 3 penaltısını da gole çeviriyor. 2. penaltıyı gole çeviren Arsenal 3. penaltıyı da kaçırıyor. Topun başında Popescu, vuruşunu gole çevirebilirse her şey bitiyor ve Galatasaray UEFA şampiyon oluyor.

 İşte o an nefesler tutuluyor, eller açılıyor dualar ediliyor. Heyecan dorukta. Popescu topa doğru yaklaşıyor, sağ ayağıyla vuruşunu yapıyor. Top kalecinin sağından direğin yanından filelerle buluşuyor. Her tarafta bir çığlık sesi, sevinç naraları, sevinç gözyaşları. Futbolda bir ilk. Türk takımı Galatasaray Avrupa şampiyonu oluyor. Anlatılmaz  bir sevinç. Kazablanka limanında TCG Akdeniz helikopter platformunda bizlerde sevinç yumağı oluşturuyoruz, sloganlar atıyor tezahürat yapıyoruz. Bir yabancı ülke limanında diğer gemilerdeki insanlar o zaman anlıyorlar sevincimizin mutluluğumuzun nedenini. 

Yabancı bir ülkede,  kazanılan bir Avrupa kupası final maçı sonrası sokaklarda konvoylar yapılır, sevinç gösterileri düzenleniyor. Fas’ın Kazablanka şehrinde insanlar en az bizim kadar ve bizim gibi mutlu oluyorlar. Onlarda bir Türk takımı Galatasaray’ın İngiliz takımı Arsenal’i yenip Avrupa Şampiyonası olmasına seviniyorlar ve kutluyorlar.

O an, İşte o an, Galatasaray 17 Mayıs 2000 saat 23.30 Avrupa’nın zirvesine çıkıyor tarihte bir ilk oluyor. Türk takımı yenilgisiz bir şekilde geldiği UEFA kupası finalini kazanıp Avrupa şampiyonu  oluyor.

Final maçını kazanıp Avrupa şampiyonu olan Galatasaray’ımızın hocası Fatih Terim, 18 kişilik takım kadrosunda 13 Türk 5 yabancı futbolcu var. 5 yabancı futbolcu Hagi ve Popesco Romanya vatandaşı. Taffarel, Capone ve Marcio Brezilya vatandaşı.

Arsenal takımının hocası ünlü Arsen Wenger. 18 kişilik kadrosunda, 7 oyuncu İngiliz ,1 Brezilyalı, 2 Hollandalı, 4 Fransız, 1 Alman, 1 Hırvat,1 Nijeryalı,1İsveçli futbolculardan oluşmakta ve hepsi dünya yıldızı futbolculardı.

İşte Galatasaray nâmağlup geldiği final maçında İngiliz devi Arsenal takımını da yenip Avrupa’nın en büyüğü oluyor, UEFA kupası şampiyonluğuna ulaşıyor. Aynı yıl UEFA Süper kupa finalinde Real Madrid takımı ile final oynayan Galatasaray, Normal süresi 1-1 biten maçta, uzatma dakikalarında Mario Jardel’in attığı altın gol ile maçı kazanıp Avrupanın en büyük kupasını kazanıyor. Bizlere böylesi büyük mutlulukları yaşattığınız için…

Teşekkürler Galatasaray. Teşekkürler Fatih TERİM ve onun savaşçı Aslanları.

M.ALİ TOPÇU

17 MAYIS 2021

ANKARA

M.Ali TOPÇU tarafından yayımlandı

Kah gezerim eller gibi Kah eserim yeller gibi Alır başımı giderim Özgür kuşlar gibi I walk around like hands My work is like a wind I'll take my head Like free birds

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın