NUSRAT MAYIN GEMİSİ

NUSRET MAYIN GEMİSİ

(1)


Nusret mayın gemisi Çanakkale Savaşında tesis ettiği mayın hatları ile “18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin kazanılmasında büyük rol oynamıştır. Yüzbaşı Hakkı Bey komutasındaki Nusret mayın gemisi, 8 Mart 1915 sabahı büyük bir gizlilik içerisinde Erenköy Koyu önlerinde sahile paralel olarak 26 mayın dökerek, yeni bir mayın hattı meydana getirmiştir.

18 Mart 1915 sabahı saat 10.00’dan itibaren Müttefik Donanması, Boğazı zorlamaya başlamıştır. Türk kıyı bataryalarından açılan topçu ateşi sonucu manevra yapma ihtiyacını hisseden Müttefik Donanmaya ait gemiler, Nusret mayın gemisi tarafından dökülen mayınlara çarpmış, İngiliz Donanmasına ait Ocean ve Irresistible zırhlıları ile Fransız Donanmasına ait Bouvet zırhlısı batmıştır. Ayrıca Müttefik Donanma’ya ait Gaulois, Suffren, Inflexible zırhlıları ağır hasar almış, birçok zırhlı da çeşitli yaralar almıştır.

1911 yılında Almanya’nın Kiel şehrinde üretilen bu gemi 1913 yılında Osmanlı Donanması’na katılmıştır. 3 Eylül 1914’te Çanakkale’ye gelmiştir.

TARİHİ NUSRET MAYIN GEMİSİNİN TEKNİK ÖZELLİKLERİ

İsim/TipiNusret Mayın Gemisi
İnşa Edildiği Yer/TarihAlmanya/1911
Hizmete Giriş Tarihi1913
Hizmetten Çıkış Tarihi1955
Makineler2 x Üçlü Ekpenşın stim Mk., 2 pervane
Ağırlık (Ton)365 Ton
Bıyutlar (Boy/En/Draft)40 x 7.5 x 3.4 m
Hız15 mil
Silahlar2x 4.7cm.lik top, 40 x mayın taşıma kapasiteli

Çanakkale’yi denizden geçemeyen İngiliz ve Fransızlar, 25 Nisan 1915 tarihinde karaya asker çıkartarak 20 Ocak 1916 tarihine kadar sürecek olan kara harekatını başlatmışlardır. Deniz harp tarihinin unutulmazları arasındaki şerefli yerini alan Nusret mayın gemisi, 1955 yılında hizmet dışına çıkarılmıştır. 2003 yılında Tarsus Belediyesi tarafından restorasyonu yaptırılarak, Tarsus’ta Çanakkale Parkı’na yerleştirilen gemi, 27 Aralık 2003 tarihinden itibaren müze olarak hizmet vermektedir.

NUSRET MAYIN GEMİSİ’NİN HİKAYESİ

Nusret Mayın Gemisi 3 Eylül 1914’te Çanakkale’ye gelmişti. Fakat Osmanlı Devleti’nin mali sorunları sebebiyle, boğazı mayınlayabilmek için yeterli miktarda mayın bulunamıyordu. Düşman gemilerinin hareketlerinin sürekli ve dikkatli bir şekilde incelenmesiyle Türk askerleri mükemmel bir analiz yaptı.

Cevat Bey 6 Mart gecesi, mayın grup komutanı Hafız Nazmi Bey’e “Sana çok önemli bir görev veriyorum. Vatanın selameti bu görevin başarıyla yerine getirilmesine bağlıdır. Yarın akşam, Nusret’ le son 26 mayını şu gördüğün Erenköy Mevkii de kıyıya paralel olarak dökeceksin. Düşman hareketinizi seçer, size saldırıya kalkışırsa kıyı toplarımız önceden aldıkları talimata uygun olarak hareket edecek ve sizi himaye ateşiyle koruyacaklar. Kendinizi göstermemeye çaba harcayın. Allah yardımcınız olsun.” Mayınların boğaza dik şekilde değil de kıyıya paralel olarak Erenköy Mevkii’ne dökülmesi fikri, mayın uzmanlarının ince bir çalışmayla ortaya çıkardıkları mükemmel bir fikirdi.

Çünkü düşman gemileri Çanakkale Boğazı’na bölük bölük giriyor ve görevini tamamlayan grup geriye dönerken arkadaki grupların yollarını kesmemek amacıyla boğazın en geniş yerlerinden biri olan Erenköy Mevkii ‘den dönüş yapıyordu. Verilen kararla mayınlar da bu manevra sahasına kıyıya paralel ancak manevra hattına dik olarak yerleştirilecekti. Nazmi Bey, bir sonraki gün Nusret Mayın Gemisi komutanlığını yapacak olan Tophaneli Yüzbaşı Hakkı’yı buldu. Nusret’in genç komutanı Yüzbaşı Hakkı Bey, bundan iki gün önce kalp krizi geçirmiş ve rahatsızlanmıştı. Buna rağmen, savaşın ve ülkenin sorumluluğunu omuzlayarak görevi kabul etti.

7 Mart tarihinde gece yarısı Nusret Mayın Gemisi demir alarak Çanakkale’den uzaklaştı. Gemi daha önceden döşenmiş olan mayın hatlarından geçiyor ve Erenköy Mevkii ‘ne giriyordu. Uzaklarda dolaşan düşman devriye gemileri fenerlerle Çanakkale Boğazı’nı gözlüyorlardı. Bu sırada Nusret’te ilk mayın platforma alınmış ve atış anı beklenmeye başlamıştı. Vatanın selameti için bir zafer gerekliydi ve şimdi bu zaferin tek çaresi, Nusret’ti. Mayınları mutlaka yerine bırakmalıydı. Teker teker ve sessizce kalan son 26 mayını suya bırakmaya başladı. En sonunda tüm mayınlar belirlenen rota doğrultusunda dökülmüştü. Sırada en az mayınların dökülüşü kadar tehlikeli olan geri dönüş yolculuğu vardı. Daha önce dökülmüş olan mayınlar ve düşman kuvvetleri Nusret’in rotası üzerinde bulunuyordu. Neyse ki o karanlık gecede kimse Nusret’i görmemiş ve görev yerine getirilmişti. Fakat Yüzbaşı Hakkı’nın hasta kalbi bu heyecanı kaldıramamış ve oracıkta duruvermişti.

Mayınların yerleştirilmesinden on gün sonra müttefik donanması saldırıya geçti. Savaş tam onların istediği şekilde, kontrollü olarak devam etmekteydi ki, birden geri dönen müttefik gemilerinde büyük patlamalar meydana geldi. Düşmana büyük bir şok yaşatan ve bozgun yaşatan bu patlama, 7–8 Mart gecesinde büyük bir cesaretle sulara dökülen Nusret’in mayınlarıyla gerçekleşti. Düşmanın yüzen kaleleri birer birer batmaya başlamıştı.

İtilaf Devletlerinin bu olayla üç büyük savaş gemisini (Irrestable, Ocean, Bouvet)yok edildi, üç tanesi de (Inflexible, Golva, Suffen) büyük hasara uğratıldı. Nusret’in yaptığı bu görev tarihi değiştirdi ve ona dünyanın en ünlü mayın gemisi unvanını kazandırdı. Nusret Mayın Gemisi ile kazanılan zafer, bir vatanın selametini sağlamış ve düşman donanmasının Marmara’ya bayraklarını dalgalandırarak girmesine izin vermemişti.

NUSRET MAYIN GEMİSİ ŞİMDİ NEREDE?

Nusret Mayın Gemisi, 1955 yılında kadar görevde kalmış, 1962 yılında özel sektöre satılmış ve 1990 yılına kadar kuru yük gemisi olarak kullanılmıştır. 1990 yılında ise daha fazla dayanamayarak Mersin Limanı‘nda sulara gömülmüştür.

10 sene boyunca su altında kalan Nusret Mayın Gemisi, Tarsus Belediyesi’nin çalışmaları ile denizden çıkarılmış, yapılan vefasızlıktan kurtarılarak büyük bir titizlikle ayağa kaldırılmış, bakım ve onarımı yapılmıştır. Nusret Mayın Gemisi’nin orijinal halinden yük gemisi yapılması için eklenen parçalar çıkarılmış ve Tarsus’taki, Çanakkale Savaşı Şehitleri anısına yaptırılan parka yerleştirilmiştir. Çanakkale Zaferi Kültür Parkı‘nın tam ortasına yerleştirilen Nusret Mayın Gemisi’nin bir kopyası da Çanakkale Deniz Müzesi‘nde sergilenmektedir.

NUSRET MAYIN GEMİSİ N110

( 2 )

Tarihi Nusrat mayın gemimizin Donanma hizmetinden ayrılmasından sonra İkinci Nusret mayın gemisi Danimarka tersanelerinde imal edilen kendi sınıfının dördüncü gemisi olarak inşa edilip Türk Deniz kuvvetleri tarafından satın alınmış ve 2005 yılına kadar Mayın Filosu Komutanlığı emrinde hizmetine devam etmiştir. 1990 -1993 yılları arasında benim de üç yıl görev yaptığım TCG NUSRET.

TURKISH NAVY (TURKEY)

MINE WARFARE SHIP AND CRAFTS

NUSRET minelayer (1964)

Nusret 1975

NameNoYard NoBuilderLaid downLaunchedCompFate
NusretN108, 1971- N110 Frederikshavn Vaerft, Denmark1962196416/9/1964stricken 2/2001
  Displacement standard, t 
Displacement full, t1880
Length, m72.5 pp 77.0 oa
Breadth, m12.8
Draught, m3.40
No of shafts2
Machinery2 General Motors 16-567D3 diesels
Power, h. p.4800
Max speed, kts16.5
Fuel, tdiesel oil 130
Endurance, nm(kts) 
Armament2 x 2 – 76/50 Mk 33, 400 mines
SensorsRAN-7S, 2x SPG-34 radars
Complement130

Ship project history: Danish Falster-class minelayer (without Sea Sparrow SAM), built in Denmark under MDAP.

Modernizations: None.

Naval service: No significant events.

1990 GÖLCÜK

YENİ NUSRET MAYIN GEMİSİ 2021

( 3 )

Nusret Mayın gemisi birebir modeli olarak Gölcük Tersanesi Komutanlığında inşaa edilen TCG Nusret Müze Gemisi 9 Ekim 2009 tarihinde hizmete girmiştir. Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığında ziyaretçilerini beklemektedir.

NUSRET MAYIN HURDAYA DÖNMEKTEN KURTARILDI

18.Nusret Mayın hurdaya dönmekten kurtarıldı

Nusrat; Mersin’den Tarsus’a üç parçaya ayrılarak tır ile getirilmiş olup, 27 kilometrelik yol 4.5 saat sürmüştür. Nusrat kendisi için yapılan Çanakkale Parkı’na demirledikten sonra 8 kişilik heyet Çanakkale’deki maketini inceleyip tüm kaynakları araştırmış sonucunda orijinale en yakın haline getirilmiştir.

Çanakkale’de döşediği mayınlarla zaferin kazanılmasında büyük pay sahibi olan Nusret Mayın Gemisi 2003’te hurdaya dönmekten son anda kurtarıldı, Tarsus Belediyesi tarafından restore edildi.

NUSRET MAYIN GEMİSİ HURDAYA DÖNMEKTEN KURTARILDI

Çanakkale’de döşediği mayınlarla zaferin kazanılmasında büyük pay sahibi olan Nusret Mayın Gemisi 2003’te hurdaya dönmekten son anda kurtarıldı, Tarsus Belediyesi tarafından restore edildi.

Müze haline getirilen Nusret’i 18 Mart vesilesiyle ziyaret ettik. Çileli yolculuğunu ve şimdi yaşadığı suküneti Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz’dan dinledik.

Bugün 18 Mart. Türk ordusunun kazandığı en şanlı zaferlerden biri olan Çanakkale zaferinin 96. yıldönümü. Anlatacağımız hikâye, büyük zaferin kazanılmasına en büyük vesile olan, Osmanlı Ordusu’na ve Türkiye Cumhuriyeti Deniz Kuvvetleri’ne senelerce hizmet eden, Nusret Mayın Gemisi’nin 94 yılda yaşadıkları.

1911 yılında Almanya’nın Kiel tersanelerinde inşa edilir Nusret. 1913’te padişah V. Mehmet Reşat tarafından Osmanlı Donanması’na katılır. 7-8 Mart 1915 sabahı Çanakkale Boğazı‘na döşediği mayınlarla hem Çanakkale Savaşı’na hem de tarihe mührünü vurur, olayların seyrini değiştirir. Geminin asıl adı Nusrat’tır ama zamanla Nusret diye yerleşir dile. Nusret, Çanakkale’den sonra 1955 yılına kadar önce Osmanlı Donanması’nda sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin Deniz Kuvvetleri’nde mayın gemisi olarak görev yapar.

1955’te artık görevini tamamladığına karar verilir ve sivil hayata geçer. Nusret’in çileli yolculuğu da bundan sonra başlar. Gemiyi ordudan alan firma 40 metrelik boyuyla taşıma işinde kullanılmasının mümkün olmadığını düşünerek ortasından keser. 13 metre ilave yapılarak geminin boyu 53 metreye çıkarılır. 1989 yılına kadar yük gemisi olarak kullanılır. 1989’da Mersin’den Kıbrıs’a yük çekmeye hazırlanırken liman çıkışında batar. Ve maalesef 10 yıl denizin dibinde batık kalır.

1989’da bir grup gönüllü tarafından geminin çıkarılması için çalışma başlatılır. Tarsus Belediyesi de geminin çıkarılması için maddi katkı sağlar. Ancak Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz’ın içi pek rahat değildir. Kendi tabiriyle Nusret orada çürürken yatağında rahat edemez. 1999’da gemi çıkarıldıktan sonra, Osmanlı’nın 700. kuruluş yıldönümü anısına gemiye talip olur belediye. Gemi restore edilecek, Tarsus’ta yaptırılan Osmanlı Parkı’nın içine yerleştirilecektir. Ancak gemi Tarsus Belediyesi’ne verilmez ve parkın içine başka bir gemi maketi yerleştirilir, adı da ‘Fatih’in Kadırgası’ konur.

TARSUS BELEDİYESİ GEMİNİN PEŞİNİ BIRAKMAZ

Nusret, Tarsus Belediyesi’ne verilmez ancak Kültür Bakanlığı’na geçişi de kolay olmaz. Çünkü geminin sahibi, hurdası değerlendirilsin düşüncesiyle gemiyi Mersin Devlet Hastanesi ve Kızılay’a yarı yarıya devretmiştir. Kültür Bakanlığı iki kuruma da biner lira ödeyerek 1999’da gemiyi alır. Ancak 2002 sonuna kadar restorasyon yine gerçekleştirilemez. Ve en son aşamada geminin hurda olarak değerlendirilmesine karar verilir. Tüm gelişmeleri yakından takip eden Tarsus Belediyesi yeniden devreye girer, Nusret’e tekrar talip olur. Tabii o zamanlar alt yapı çalışmaları devam eden ve maddi sıkıntı çeken bir belediyenin böyle bir işe kalkışması lüks gibi değerlendirilir.

Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz her şeye rağmen vazgeçmez ve gemiyle ilgili araştırmalar başlar. Kocamaz üç kez Çanakkale’ye gider, görüşmeler, araştırmalar yapar. Aslında gönlünden geçen, geminin Çanakkale’de sergilenmesidir. Ancak valilikten olumlu cevap alamadığından bu iş Tarsus Belediye’sinin üzerine farz olur.

TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINDAN ZİYARETÇİ

Geminin ziyaretçisi bol. Aslında bölgeye daha çok Ashab-ı Keyf’i gezmeye geliniyor. Zaten Nusret’in Tarsus’ta olduğu fazla bilinmiyor. Geziye gelen grupların Nusret Mayın Gemisi’nin Tarsus’da olduğunu öğrenmeleri büyük sürpriz oluyormuş. Diyarbakır dan bir öğretmen grubuyla karşılaşıyoruz. Grubun sözcüsü Din Kültürü Öğretmeni Ramazan Ayrıç “Duymakla görmek bir değil, çok etkilendik. Gelmeden önce bilmiyorduk.” diyor. Karaman’dan gelen 65 yaşındaki Sabiha Demir’in sözleri ise sanki gönüllerden geçenin özeti oluyor; “İnsan o günlere gidiyor, kolay kazanılmamış bu ülke.”

MAKETİNİ YAPMALARI GÜZEL, ÖNEMLİ OLAN ASLININ YAŞATILMASI

Burhanettin Kocamaz (Tarsus Belediye Başkanı): Nusret’in Çanakkale’de Çimenlik Kalesi’nin içinde bir maketi var. İki yıl önce deniz kuvvetleri geldi burada geminin ölçülerini alarak maketini yaptılar. Denizde yüzen gemi haline getirdiler. Buraya kadar gelemeyenler için o da güzel bir şey. Maketi sureti çok yapılabilir ama önemli olan aslı budur. Küçük bir maketi de Anıtlabir’de. Biz bunu şahsi bir beklenti için ya da şov amaçlı yapmadık. Amacımız, Türk milletinin sırtından bu vebali almak ve Allah rızası için geçmişle gelecek arasında köprü oluşturmaktı. O kadar insan gidip orda savaşmışsa bu gemiyi de buraya çağıran bir şey vardır. Bu ülkenin her yeri bizi toprağımız. Önemli olan böyle bir gemini Hurdasan’a gitmemiş olması. Nerde olduğu önemli değil.

RESTORE ÇALIŞMALARINDA İLGİNÇ BİR TEYZE…

Geminin restorasyonu esnasında ilginç olaylar da yaşanır. Yaşlı bir teyze her gün gelir, çalışmaları yakından takip eder. Geminin etrafını gezer, gemiyi öper, koklar. 78 yaşındaki teyze Başkan Burhanettin Kocamaz’ın da dikkatinden kaçmaz ve bir gün sorar kendisine sebebini. Öğrenir ki, ağabeyi gemide görev yapan askerlerden biridir. Yaşlı teyze Adana’da oturmaktadır ancak Nusret’in getirildiğini öğrendiği günden beri her gün Adana’dan Tarsus’a gelmeye başlamıştır. “Ben onun ruhunu kokluyorum burada.” der. Restorasyon bittikten sonra da bir iki kez gelir ancak sonra kendisinden tekrar haber alınamaz.

ÇANAKKALE RUHU TARSUS’A TAŞINMIŞ

Nusret Mayın Gemisi’nin müzeye dönüştürüldüğü bölge tabiri caizse Çanakkale’nin minyatürü gibi olmuş. Kayıtlara göre Çanakkale’de 418 tane Tarsuslu şehit var. Onlar için geminin hemen karşısına temsili bir şehitlik yapılmış, isimleri tek tek zikredilmiş. Ziyarete gelenler Tarsuslu şehitler için dua etmeden geçmiyor böylelikle. Parkın girişinde Atatürk’ün Anafartalar’daki görüntüsünü simgeleyen bir heykel var. Çanakkale Savaşları’nda 260 kiloluk heykeli tek başına kaldıran Seyit Onbaşı’nın da anıtı yapılmış. Ayrıca Çanakkale’den gelen objelerin sergilendiği küçük bir müze daha var geminin karşısında. Geminin içi ise yine Çanakkale’den getirilen objelerle Çanakkale ruhuna uygun tasarlanmış. Duvarlar Tarsuslu ressam Mehmet Bal’ın Çanakkale Savaşı’nı resmeden resimleriyle süslenmiş. Nusret’in Çanakkale’ye getirilmesi 18 Mart etkinliklerini de etkilemiş tabii. Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz; “Önceden sıradan bir tören gibi anılan Çanakkale savaşları şu anda daha kapsamlı hale gelmiş. “Özellikle gençlerimiz gelip bu ülkenin kolay kazanılmadığını görüyorlar. İnşallah hayırlı bir hizmet olmuştur.”

GEMİ 4.5 SAATTE GETİRİLMİŞ

Restorasyon için Deniz Kuvvetleri Komutanlığı‘ndan destek alınır. Projeler incelenir, deniz müzeleri dolaşılır. Otogar esnafı maddi destek verir ve nihayet geminin getirileceği gün gelir. Tarsus denize 14 km uzaklıkta olduğundan gemi mecburen karadan getirilmelidir. Nusret’in denizden çıkarılmasına Akdeniz Deniz Komutanlığı yardımcı olur. Gemi üç parçaya ayrılır, kırk ayak denen tırlara yüklenir ve 4.5 saatte karadan Tarsus’a ulaştırılır.(Normalde Mersin-Tarsus arası yarım saat). Ve hazırlanan havuzda yenileme çalışmaları başlar. Yaklaşık 10.5 ay sürer restore edilmesi. Bir yandan da geminin sergileneceği Çanakkale Parkı hazırlanır. Nihayet 27 Aralık 2003’te, Tarsus’un kurtuluş gününde Nusret müze olarak hizmete açılır.

Kaynak: Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arşivi.

“NUSRAT” DEĞİL “NUSRET”

“Geminin mührü, sülüs hat tarzında yazılmış bir mühür. Üzerinde eski Türkçe Nusret Vapur-u Hümâyûnu 1330 (1914) yazıyor.” Bazı tarihçilerin ısrarla “Nusrat”, olarak tanımladıkları bu geminin isminin “Nusret” olduğu da böylece kesinleşmiş oldu.

( 2017 YILINDA YAZDIĞIM ‘’BİR AKDENİZ MASALI’’ İSİMLLİ KİTABIMDA NUSRAT MAYIN GEMİSİ İLE İLGİLİ PAYLAŞTIĞIM BİR HATIRAM )

ÇANAKKALE KAHRAMANI NUSRAT MAYIN GEMİSİ VE MERSİ

Deniz Kurdu Tatbikatı sonrasın da Mersin limanı açıklarına demirledik. Şehri ve Silifke’yi, Cennet mağarasını, Cehennem çukurunu, Astım mağarasını gezdik. Mersin’in meşhur Tantunisini, Kerebiç tatlısını yedik, Dünyaca isim yapmış Cezeryeci Halil’den kilo kilo cezerye aldık. Mersin limanında Alargada idi gemimiz,Gemi vasıtası ile balıkçı teknelerinin bulunduğu iskeleden gemimize gidip geliyorduk. Vasıtanın yanaştığı iskelede eski, pas içerisinde bir gemi vardı, terkedilmiş battı batacak durumda. Bilmiyorduk ne olduğunu, fakat öğrendiğimizde şok olmuştuk. Bu gemi çanakkale savaşında Bogaza mayınları döşeyip düşman gemilerinin batmasını ve savaşın seyrini değiştiren kahraman NUSRAT gemisiymiş. Tarihini burada yazmayacağım uzunca, 1915 yılından sonra NUSRAT Bir süre daha görevde kalmış ve hizmet dışına çıkarılmış ve hurda olarak satılmış. Satın alanlar kum taşımasında kullanmak için tadilata tabi tutmuşlar, aslını değiştirmişler, yıllar sonra iyice eskiyince bir kenera terketmişler. Bu bizi çok üzmüştü gerçekten. Devlet yetkililerimizin bundan haberi yokmuydu gerçekten bilmiyorduk. İlerki günlerde bir Gazete bunu haber yapmış sonrasında kamuoyu NUSRAT Mayın gemisi haberini duyunca çok büyük tepkiler almış ve daha fazla haberlere konu olmuş, kamuoyu tarafından tartışılmştı. Bu tepkiler karşılık bulmuş ve Tarsus Belediye başkanı, Belediye adına Gemiyi bu haliyle satın alıp Orjinaline yakın hale getirtip şehir girişine Müze halinde monte ettirmiş ve bu tarihi görevi yerine getirmişti. Ne büyük iş yapmıştı TARSUS Belediyesi.

TARSUS İLÇESİNDEKİ NUSRAT MAYIN GEMİSİ MÜZESİ

Üç günün sonunda tekrar denize açıldık. Denizde eğitim ve tatbikata devam ettik. Eğitimlerin hitamında İskenderun limanına demirlemek üzere gemiler ileri hareket ettiler.TCG Akdeniz İskenderun Deniz Üs Komutanlığı önlerine demirledi, gemi vasıtaları ile sahile gidip gelişler başladı, aynı liman etkinlikleri buradada gerçekleştirildi.

M.Ali TOPÇU tarafından yayımlandı

Kah gezerim eller gibi Kah eserim yeller gibi Alır başımı giderim Özgür kuşlar gibi I walk around like hands My work is like a wind I'll take my head Like free birds

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın