YÖRÜKLERİN KONAK SEÇME METODU…

Yörüklerin konaklamak için arı vızıldamalarına kulak kesildiğini okudum. Yanlarında arılarını da taşıyan yörükler, kütük kovanlardaki arılarını urganlarla eşeklerine ya da develerine bağlarlarmış. Kütük kovanlara kulaklarını dayar, “burada ses vermiyor” der yola devam eder, ta ki arıların vızıldamalarını işittiklerinde “tamam, burayı beğendiler, burada duruyoruz” derlermiş. “Konaklayacağı yeri arıya sormak çok bilgece gerçekten” arıların seçtiği yerin yörükler için diğer birçok yerden daha verimli bir yer olduğunun ispatı .. ..Yörükler kendilerine ve hayvanlarına uygun iklim ve florayı takip ediyorlar. Kışın Toroslar’da daha düşük rakımda birkaç ay ılıman iklimde yani kışlaklarında kalıyorlar. Onların mekân anlayışları üç tür; kışlak, yaylak, güzlek… Sonra baharla birlikte 100’er metre rakım yükselerek, yaz ortası veya başında yaylaklarına ulaşıyorlar. Bu süreç haftaları ve ayları buluyor. Bahar aylarında kışlağın taze ot ve yapraklarını yiyen keçiler bir iki haftalık konaklamalarla biraz daha yükseğe çıkarak, çıktıkları yerin taze ot ve yapraklarını yiyor. Sonra tekrar yükselerek yeni yapraklara… Bunu yaparlarken vakitlice yapıyorlar ki hayvanların yediği taze yapraklardan sonra, makilikler tekrar kendilerini yenileyip yeni taze yapraklar çıkartsın. Yani bir nevi ön budama oluyor. Flora da kendisini vakitlice tazeliyor. Bu tazelenmiş makilikler sonbaharda dönerlerken yeniden olgunlaşmış olarak onları yiyeceği oluyor tekrar. Eğer dökülmüşse yaprakları bu kez kuru yaprakları yiyip toprağı eşeliyorlar; yüzeyde kalmış bitki tohumlarını toprağa karıştırarak bitkilerin yeniden üremesinin yardımcı oluyorlar. Bir nevi “eko-sistem hayvancılığı” yani…

Konaklayacakları yerlerde çadırlarını 15 dakikada kurup 15 dakikada toplayabiliyorlar. Mekân örgütlenmeleri çok pratik, güvenli ve sağlıklı. Çadırlarını mutlaka hafif eğimli zemine kuruyorlar. Bu olası sağanaklarda su baskınına önlem oluyor. Ayrıca hafif eğim uykularını da hafifletiyor. Hastane yatakları gibi sırt ve başları biraz yüksekte kalıyor ve reflü olmuyorlar. Çadırın giriş bölümüne ateş yakarak duman zehrinden kurtuldukları gibi, vahşi hayvan ve yılan çiyan gibi sürüngenlerden korunuyorlar. Aynı zamanda ısınıyorlar. Çadır eşiğinde çıkan kontrollü isin belli miktarı dışarı tüterken, belli miktardaki duman işi de çadırın gözeneklerine sıva ve yapışkan etkisi yaparak izolasyonu sağlıyor. Çadırın gözenekleri doğal otomatik klima gibi. Yağmur yediği zaman büzüşüyor ve yağmuru geçirmiyor. Sıcak olduğu zaman gevşiyor gözenekleri daha da açılınca doğal serinletici klima oluyor. Onun dışında kıl çadır olması hasebiyle yılan ve sürüngenler de uzak duruyor. Kıl olduğu için canlı hayvan zannediyor onu, akrep ve yılanlar…
‘Alıntı’

M.Ali TOPÇU tarafından yayımlandı

Kah gezerim eller gibi Kah eserim yeller gibi Alır başımı giderim Özgür kuşlar gibi I walk around like hands My work is like a wind I'll take my head Like free birds

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın