TÜRK ULUSUNUN DİRİLİŞÖYKÜSÜ

Osmanlı imparatorluğunun 300 yıldır süren geri çekilme ve çöküşü 30 Ekim 1918 Mondros antlaşması ile nihayete ermiş, Topraklarımız iç ve dış güçler tarafından kuşatılmış, Balkan,Kafkas, Hicaz, Trablusgarp, Irak cephelerinde savaşan askerlerimiz, iç isyanlar ve ingiliz kışkırtması nedeniyle asker kaybederken,bir çok cephede de savaşı kaybetmiş,güçsüz duruma düşmüştür. Çok uluslu Osmanlı imparatorluğu içeride milliyetçilik akımı ve farklı“TÜRK ULUSUNUN DİRİLİŞÖYKÜSÜ” yazısının devamını oku

YER DUA TEPE POLATLI

BU ADAM BİR BAŞKOMUTAN..SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİNİ YÖNETİYOR.DÜRBÜNLE BAKTIĞI YER CEPHE HATTI.Dünyayı dize getiren İngiliz’in desteklediği ve her türlü teknik üstünlüğe sahip olan Yunanla savaşıyor. Bu adam 300 yıldır geri çekilen bir milletin geri çekilmesini durduracak ama yaverinin ayağında bile köselesi aşınmamış ayakkabılar varken, kendi ayakkabısının altı delik. Hiç kibri yok. Hiç dert etmiyor. Ama benim“YER DUA TEPE POLATLI” yazısının devamını oku

FATİH OLMADAN İSTANBUL’UN FETHİ OLMAZ

Bazı aklı evveller, “Kurtuluş savaşı tek kişiye mi bağlı…” diyor. Evet, bazı olaylar kahramanlarından bağımsız var olamazlar. Bu sebeple tek kişiye bağlıdırlar. Kahramanlarına!.. İsterseniz deneyin.. Buyurun Fatih’i çıkarın, alın bir kenara koyun ve İstanbul’u fetih edin de görelim.. Nasıl yapacaksınız? Fatih olmadan İstanbul’u asla fetih edemezsiniz.. Seyit Onbaşı’yı yok sayarak Çanakkale’yi anlatamazsınız. Alpaslan olmadan Anadolu’yu“FATİH OLMADAN İSTANBUL’UN FETHİ OLMAZ” yazısının devamını oku

BOZKURT SEMBOLÜNÜN ANLAMI

Bir röportaj sırasında İngiliz televizyoncunundikkatini duvardaki Hilâl ve Bozkurt çeker.Azerbaycan Cumhurbaşkanı Elçibey’e bunun ne olduğunu sorar:”O Bozkurt’tur.” der Elçibey ve ekler.”O gördüğünüz Türk Milleti’ nin sembolüdür totemidir.”İngiliz televizyoncu biraz düşündükten sonra özür dileyerek tekrar sorar;”Niçin kendinize vahşi ve yırtıcı bir hayvanı sembol olarak seçtiniz?”Elçibey’ in cevabı:”İngilizler’ in sembolü olan aslan hayvanların kralıdır değil mi?Ancak bu“BOZKURT SEMBOLÜNÜN ANLAMI” yazısının devamını oku

ARAPLI KÖYÜ KATLİAMI 22 Ağustos 1922’de Aydın’ı işgal eden Yunan askerleri Araplı Köyü katliamını gerçekkeştirir.Yunan Komutan Bakoyanis’in bir sabah canı petekli bal çeker. Komutan, işbirlikçilerinden biri olan Sarı İmam’ı çağırtarak, canının bal çektiğini söyler ve kendisinden bal getirmesini ister. Sarı İmam da Aydın’da en güzel balın üretildiği Araplı köyüne, köyün en çok kovanı olan Softaoğlu yazısının devamını oku

BİZ BİR ZAMANLAR ÇOK TUTUMLU İNSANLARDIK.!

KİBRİT ÇÖPÜ !Bizim zamanımızda kibritler vardı veocaklar ve sobalar bu kibritle tutuşturulurdu.. Kibrit yakılınca ucu yandı.Ucu yanan kibritler, ucu yandı diye çöpe atılmaz, lâzım olduğunda evin bir yerinde yanar ateş varsa oradan oraya ateş bu ucu yanmış kibrit çöpü ile olurdu. Kağıtlar da asla atılmaz saklanırdı.Ocaklar ve soba bu kağıtlarla tutuşturulur du.. VİTA TENEKELERİ !Bizim“BİZ BİR ZAMANLAR ÇOK TUTUMLU İNSANLARDIK.!” yazısının devamını oku

NECDET TOSUN

Yüz yaşını geride bırakan Yeşilçam’ın görüp görebileceği en şeker, en vazgeçilmez aşçı karakteriydi. Neredeyse 200 kiloydu. Balıkesir Burhaniye’de yaşıyordu. Ortaokulu bitiremeden ekmeğini taştan çıkarmaya başladı; lokantada, leblebicide, terzide çırak olarak çalıştı… O sırada Burhaniye’de çalışan bir film ekibi onu İstanbul’a davet etti… 1957’de, “Allı Gelin”le sinemaya ilk adımı attı…Aşçı rollerinde o denli başarılıydı ki, bazen“NECDET TOSUN” yazısının devamını oku

COVID-19 Tehlikesi!

Sokakta elini kolunu sallaya sallaya virüs salgını yokmuşçasına gezenler var. Özellikle onlar okusun bu yazıyı!Herkes Entübe olma ile ilgili konuşuyor. Ancak bunun ne olduğu hakkında hiçbir fikri olmayan çok insan var. İnsanlar sanki entübe etmeyi ağzınıza oksijen maskesi takma şeklinde düşünüyor. Oysa bu o kadar basit bir işlem değil. Havalandırmada entübasyon, COVID-19 için son noktalardan“COVID-19 Tehlikesi!” yazısının devamını oku

AH BİR ATAŞ VER

1953 yılında batan Dumlupınar Denizaltısı’nda şehit olan Bafralı Deniz Assubayı Kemal Acun`un yürek yakan hikayesi… 1953 yılında, 3 Nisan’ı 4 Nisan’a bağlayan gece su üstünden seyreden Dumlupınar denizaltısı saat 02.10 sularında Çanakkale Boğazı Nara Burnu açıklarında Naboland adlı bir İsveç bandıralı yük gemisiyle den izcilik tarihine acı dolu bir sayfa daha ekleyecekti. Naboland, baş torpido“AH BİR ATAŞ VER” yazısının devamını oku

FIKRA ZAMANI

KAYSERİDE POLİS KAYITLARINA GEÇMİŞ BİR OLAY..😊😊😊 Hırsızın biri, bir evinçatısına çıkar ve anten kablosunu keser.Evin reisi tam televizyona dalmışken yayın kesilince, televizyonunu biraz kurcalar, görüntü gelmeyince de;“Bozuldu herhalde” diyerek uyumaya geçer.Ertesi gün adam işe gittikten sonra hırsız kapıyı çalıp adamın karısına;“Yenge, beni abi gönderdi, televizyon bozuk, alın da bir bakın dedi” der.Saf kadıncağız nereden bilsin,“FIKRA ZAMANI” yazısının devamını oku

ATATÜRK’ÜN HASSASİYETİ

“Atatürk bazen 5-10 dakika yemeğe başlamaz, yaveri gelip kulağına bir şeyler söyledikten sonra afiyet olsun der yemeğe başlardık. Bir gün bunun nedenini Atatürk’e sorunca ”Sen karışma, yemeğine devam et”dedi, iyice merak ettim. Gittim yaverine, ”Sen Paşa’nın kulağına ne diyorsun da biz yemeğe başlıyoruz?” diye sordum. Yaver bana gözleri yaşartan şu cevabı verdi, ” Birlikteki tüm“ATATÜRK’ÜN HASSASİYETİ” yazısının devamını oku

MEVLANA CELALEDDİN RUMİ

Mevlana Celaleddin Rumi’ nin Türbesinin girişinde,Onun şu beyiti yazar ; Lâ TAHZEN / ÜZÜLME… Çünkü hüzün, düşmanı sevindirir, dostunu üzer, haset edenin diline düşürür. Lâ tahzen / Üzülme Çünkü hüzün, kaybolanı geri getirmez, öleni diriltmez, kaderi değiştirmez, hiçbir fayda getirmez. Lâ tahzen / Üzülme Çünkü hüzün sinirleri yıpratır, kalbini yorar, gecelerini mahveder. Lâ tahzen /“MEVLANA CELALEDDİN RUMİ” yazısının devamını oku

MAZİFE BİLGİN HAZAR

Sabah 8’de fırçasını eline alıyor,akşam geç saatlere kadar,belediyenin sağladığı boyalar ve vinç ile10-15 metre yükseklikte,binaların dış duvarlarına dev resimler yapıyor. Nazife Bilgin HAZAR !…….. 2 çocuğunu büyüttükten sonra48 yaşında Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ne giriyor.. “Tüm eğitimim boyunca notlarım her zaman çok yüksekti.Okula erken gider,tüm dersleri dikkatle dinler,arkadaşlarıma da ders çalıştırırdım.Beni abla, anne olarak görürlerdi“MAZİFE BİLGİN HAZAR” yazısının devamını oku

SIRA DIŞI BİR İNSAN VE VALİ

Gümüşhane’den Muhtar kızının evi Erzincan depreminde yıkılınca, muhtar devletin deprem mağdurlarına vereceği evi almak için kızının yanına gider.Kızını alır, valilik binasına çıkarlar, öğlen arası olduğu için ellerinde evraklar beklemeye başlarlar.Bu arada kot pantolonlu, yakası açık gömlekli biri gelir. “Amca buyur” der.Muhtar derdini anlatır. Kot pantalonlu adam evrakları alır bir odaya gider, bir kaşe basar, diğer“SIRA DIŞI BİR İNSAN VE VALİ” yazısının devamını oku

ARİF NİHAT ASYA’NIN HAYATINDAN

Savaş yıllarıydı elde avuçta bir şey yoktu. Hatırlıyorum; Bolu Sultanisi’nin son sınıfındaydım. Bugünün ifadesiyle ortaokulu bitirmek üzereydim. Halamlara gitmiştim halamın kocası, Bağlarbaşı’nda ucuz tarafından bir ev tutmuştu. Kışın, bağ evinde oturulur mu? Yokluğun gözü kör olsun, oturuyorlardı işte! Eniştem sütünden, yağından, yoğurdundan, istifade etmek için bulmuş buluşturmuş 3-5 koyun satın almıştı. Tatil aylarında, o koyunları,“ARİF NİHAT ASYA’NIN HAYATINDAN” yazısının devamını oku

SAKARYA MEYDAN SAVAŞI KADIN KAHRAMANIGİRESUN’LU İĞNELİ PEMBE ÇAVUŞ

Kurtuluş Savaşı,Koçgiri ve Pontus isyanlarının bastırılmasında etkili olmuş Topal Osman Ağa komutasındaki 47. Alayın sancak çavuşudur.Fotoğrafın üstünde; “Kahraman Pembe Hatun” altta ise “Düşmana karşı erkekler gibi harbeden ve sekiz yerinden yaralanan Pembe Hatun” yazılıdır.Sakarya Meydan Savaşı’na katılan Sancak Çavuşu İğneli Pembe, Büyük Taarruza da katılır ve düşmanın İzmir’de denize dökülüşüne şahit olur. Bu kahraman Türk“SAKARYA MEYDAN SAVAŞI KADIN KAHRAMANIGİRESUN’LU İĞNELİ PEMBE ÇAVUŞ” yazısının devamını oku

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın