Prof.Dr.Ayşe BAYSAL

1930 yılındaKaraman’ınUğurlu köyündeBir kız çocuğu dünyaya geldi.Adını Ayşe koydular. Ayşe 15 yaşına kadar köyde eğitim aldı.Sonra Köy Enstitüsüne gitmek istedi. Köy Enstitüsü İvriz’deydi.Bir çıkı hazırladılar Ayşe’yeİçine çökelek, pekmez, yufka koydular. 4 Temmuz 1945’de yürüyerek yola çıktılar eniştesiyle.İki geceyi dağda geçirdiler.Karaman’a vardılar, oradan kağnı ile Ereğli’yeOradan İvriz’e. Ayşe öylesine okuma heveslisiydi ki.1950 yılındaİvriz köy EnstitüsünüBirincilikle bitirdi.“Prof.Dr.Ayşe BAYSAL” yazısının devamını oku

MIGUELİNA ANA VE OĞUL BENJAMİN

Duygu yüklü bir kavuşma hikayesiKüçük hikâyemiz çok uzaklardan geliyor. Hikâyenin bir ucu, Peru’nun en yüksek dağlarının, en yüksek dorularında yaşayan ve en çok sömürülmüş, en çok fakirleştirilmiş bir halkın kadını ile İsviçreli bir gönüllü hemşirenin kesişen yollarını anlatıyor.Genç bir hemşire olan Elizabeth içindeki macera ve biraz da yardım etme duygusuna uyarak, birleşmiş milletlerin bir projesine“MIGUELİNA ANA VE OĞUL BENJAMİN” yazısının devamını oku

UMUDUN FOTOĞRAFI

UMUDUN FOTOĞRAFI………. Beşiktaş Akaretler’deki 76 numaralı ev;Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal Paşa’nın evi…Gazeteci Ruşen Eşref (Ünaydın) o evin kapısından girmek üzere…Ruşen Eşref heyecanlı! İlk kez böyle bir röportaj yapacak.Röportaj başlarken evde gördüğü manzara şu:“Cumba tavanlarına ve pencere kenarlarına varıncaya kadar kanepeleri bile halılar, seccadeler ve kilimler altında koyulaşmış bu çok gölgeli geniş odada Mustafa Kemal Paşa’nın“UMUDUN FOTOĞRAFI” yazısının devamını oku

SREBRENİTSA KATLİAMI YIL DÖNÜMÜ

SREBRENİTSA KATLİAMI YILDÖNÜMÜ Bir çoğumuzun zihinlerinde hala canlı olan Bosna savaşının ve Srebrenitsa katliamının yıl dönümü. Balkanlar da Müslüman kimliğini yok etmek ve yaşama hakkı vermemek için sırp’lar tarafından yapılan ve diğer batılı ülkeler tarafından görmemezlikten gelinen, boş siyaset ve yorumlar ile işlerini bitirsinler diye sırplara zaman kazandırılan o günler. Katledilen Müslüman Boşnak kardeşlerimiz ve“SREBRENİTSA KATLİAMI YIL DÖNÜMÜ” yazısının devamını oku

TELLİ TURNA

Türk Gelinlerini, “Gümüş Gelin Tellerinden” tanıyabilirsiniz. Geleneksel Türk özelliğidir. Türk Mitolojisinde Tanrıça Ayısıtın avatar hayvanı su kuşlarıdır. Turna, Kuğu, Kaz vb hayvanların kılığına girebilir. Tanrıça Ayısıt “Beyaz Tülünü” giyince Kuğu ya da Turna’ya dönüşür. Türk Mitlerinde Kuğu’ya “Tülü Kuş” adı da verilir. Kuğunun Beyaz Tüğleri, Tül olarak düşünülür. Türkçe “Tül” kelimesinin “Tüğ” ile etimolojik bir“TELLİ TURNA” yazısının devamını oku

TURNA KUŞU

Bir zamanlar, üzerinde yaşadığımız evrende Türk milleti kadar; insanlara, doğaya, hayvanlara, ormanlara ve hatta taşlara bile saygı duyan bir millet yoktu. Örneğin Turna kuşuna, belki yüzlerce türkü ve ağıt yazmıştı dedelerimiz, nenelerimiz. Dünyada kuşlara bizim kadar Türkü, Ağıt yazmış bir millet sanıyorum yoktur. Turna kuşunun tek eşli olması, Orta Asyada en uzun göçü gerçekleştiren kuş“TURNA KUŞU” yazısının devamını oku

KAŞGARLI MAHMUD KİMDİR?

Divan-ı Lügati’t Türk’ün yazarı Kaşgarlı Mahmud kimdir? Kaşgarlı Mahmud, tarihi bilgilere göre 1008 yılında dünyaya gelmiş ve 96-97 yaşında hayata gözlerini yummuştur. Karahanlı Devleti’nin bir parçası olan Kaşgarlı Mahmud, Divan-ı Lügati’t Türk eseriyle tarih kitaplarının bir parçası olmuştur. Bilimsel ve edebi yönüyle ön plana çıkan Kaşgarlı Mahmut, Divan-ı Lügati’t Türk adlı eserini 1072 yılında yazmaya“KAŞGARLI MAHMUD KİMDİR?” yazısının devamını oku

DİVAN’ÜL LÜGATİ’T TÜRK İÇİN ÖLDÜRÜLEN ONLARCA BİLİM İNSANI

Kaşgarlı Mahmud’un kaleme aldığı meşhur eseri Divanü Lügati’t Türk’ü tercüme etmek isteyen çok sayıda Türk bilim insanları Rus ve Çinliler tarafından katledildi. İşte Rus ve Çinliler tarafından katledilen Türk bilim adamları… Dünya üzerinde bir kitap, basımı için bu kadar çok sayıda bilim adamının can vermesine sebep olmamıştır. Bu kitabın ismi; Divanü Lügati’t Türk, yazarı da“DİVAN’ÜL LÜGATİ’T TÜRK İÇİN ÖLDÜRÜLEN ONLARCA BİLİM İNSANI” yazısının devamını oku

NANEYİ YEMEK

Eskiden Mederese ehli arasında ekmeğe, Arapça ‘nân’ kelimesinden türetilen, ‘nân-ı aziz’ denilirdi. Ekmeğe olan hürmetin ifadesi idi. Anlatılır ki, o zamanlar medrese talebeleri, özellikle Ramazan aylarında köy ve kasaba camilerine gider, vaaz eder, namaz kıldırır ve öğrendiklerini böylece uygulama fırsatı bulurlarmış. Böyle birkaç medrese öğrencisi, Ramazan ayında bir köye gitmişler. Teravih namazı kılındıktan sonra köyün“NANEYİ YEMEK” yazısının devamını oku

ATATÜRK’ün ANNESİNİ OYNAMAK İSTİYORDU

Bembeyaz bir çarşafın altında kendisiyle konuşuyordu. ’’Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ı oynamadan ölme sakın, söz mü?.’’ diye soruyor ve bu sorusunu yine kendi cevaplıyordu ’’Söz tamam ben ölmem de…beni öldürürseler ne olacak’’ Yüzlerce filmde oynamıştı.En şatafatlı günleri ve geceleri görmüştü.Üstüne yıldızlar ve alkışlar yağmıştı.Ödül törenleriKameralarAlkışlarKırmızı halılarŞarap gibi baş döndüren zamanlar…… 1921 de sinemaya adımını atmış ve“ATATÜRK’ün ANNESİNİ OYNAMAK İSTİYORDU” yazısının devamını oku

EROL TAŞ. YEŞİLÇAM EFSANESİ

EROL TAŞ…28 şubat 1928 yılında Erzurum’da doğdu8 Kasım 1998 yılında istanbul’da vefat ettiİki yaşında iken, babası Hamza Bey’in ölümü üzerine annesi Nazife Hanım ile birlikte İstanbul’a taşındı. Ailesine yardım etmek için okuldan ayrıldı ve çeşitli işlerde çalıştı. Bunların arasında hamallık, tezgâhtarlık sayılabilir. O dönem aynı zamanda boksörlük de yapan Taş, 1947 yılında İstanbul ve Türkiye“EROL TAŞ. YEŞİLÇAM EFSANESİ” yazısının devamını oku

ERZURUM’LU MEVLÜT AĞA VE MİLLİ MÜCADELE RUHU

03 Temmuz 1919 Atatürk’ün Erzurum’a GelişiAnafartalar Kahramanı Mustafa Kemal Paşa, Üçüncü Ordu Müfettişi olarak Erzuruma geliyor. Gazi Mustafa Kemal Paşa, Millî Mücadele’yi teşkilâtlandırmak üzere 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’da Anadolu topraklarına ayak basışını takiben, Havza-Amasya-Tokat-Sivas-Erzincan üzerinden 3 Temmuz 1919 günü Erzurum’a gelmiştir.Ilıca’da Atatürk’ü karşılayanlar arasında bulunan Cevat Dursunoğlu’nun el yazısıyla… Milli mücadelede “Dadaş “ damgası.Türkiye“ERZURUM’LU MEVLÜT AĞA VE MİLLİ MÜCADELE RUHU” yazısının devamını oku

HALKA HİZMET,HAKKA HİZMETTİR

Bir valigüzel bir yol yaptırmış.Ve yoldanen güzel kim geçecekdiye bir yarışma düzenlemiş.Yarışma günükimi at arabası,kimi süslediği bisikletini,kimi en güzel esvabı ile“en güzel geçen”olmak içinyol kenarına gelir.Nihayet,tüm gün yoldan geçilir.Tekrarvalinin yanına döndüklerindehepsi aynı şikayette bulunur.Yolun bir yerinde moloz yığını vardır,bu yolculuğu hayli zorlaştırır.Günün sonundason yolcudayorgun argınüstü başı toz toprak içinde valinin yanına ulaşır.Bu son yolcu valiye,“HALKA HİZMET,HAKKA HİZMETTİR” yazısının devamını oku

BAYBURT VE KOP SAVUNMASI

Bayburt ve Kop Savunması Kitabesi’nde şu bilgilere yer veriliyor: “Birinci Dünya Savaşı’nda (1914-1918) Osmanlı Devleti, Çanakkale, Suriye, Irak ve Şark (Kafkas) cephelerinde savaşmıştır. Bayburt’tan savunmayı yöneten Mareşal Fevzi Çakmak’a göre Şark Cephesi’nde savaşan 3. Ordu’nun en mühim harekatı Bayburt Mıntıkası’nda cereyan etmiştir. 3. Ordu’nun ağırlık noktasını teşkil eden 3. Mıntıka Bahtlı, Kop, Ziyarettepe Çoruh ve“BAYBURT VE KOP SAVUNMASI” yazısının devamını oku

YERLİ VE MİLLİ CEPHANE ÜRETEN FABRİKANIN NASIL SOBA ÜRETEN FABRİKAYA DÖNÜŞTÜĞÜNÜN HİKAYESİ

Kurtuluş Savaşı kazanılmıştır,Cumhuriyet ilan edilir ve tarihler 1925’e geldiğinde Mustafa Kemal, Bulgaristan’daki arkadaşı Şakir Bey’i Türkiye’ye davet eder ve “Gel burada silah fabrikası kur” der… Kabul eder Şakir Bey ve atlar Türkiye’ye gelir… Kendisine Haliç’in kıyısında bir yer gösterilir… Neresi orası biliyor musunuz?Şu anda Sütlüce’deki Miniatürk’ün bulunduğu alan… Cumhuriyet tarihinin ilk özel sektör silah fabrikasını“YERLİ VE MİLLİ CEPHANE ÜRETEN FABRİKANIN NASIL SOBA ÜRETEN FABRİKAYA DÖNÜŞTÜĞÜNÜN HİKAYESİ” yazısının devamını oku

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın