Kâinata bakın. Hayır, hayır! Alelade bir bakış olmasın bu. Özümseyerek baktığımızda kâinattaki bütün mevcuatın biz insanlara hizmet etmekte olduğunu göreceğiz.
Bulutlar,toprak,ağaçlar …
Ne bulut bizi tanır, merhamet eder; ne toprak ihtiyacımızı görüp de bizim rızkımızı önümüze serebilir; ne de ağaçlar bizim midemize ve dilimize uygun bir meyveyi bizim için ikram edebilir. Öyleyse bu mevcudat perdesi arkasında, bizi kâinatın tam ortasına koyup, her şeyi hizmetimize sunan bir zat var. Böylesine geniş bir nimet sofrasını bize bahşetmiş olan elbette ki bir Allah var. Nasıl ki kâinatı insana hizmetkâr ettirmişse insanı da rızka hizmetkâr ettirmiştir. Hayvanların,bitkilerin dahi fıtri olarak şükür ettiği bu dünyada bize sonsuz nimetleri,aklı ve ilmi veren Allah’a insanoğlunun şükürsüz kalması ne kadar abes kaçar değil mi?
Ağaçlar pembe pembe çiçek açıyor bu aylarda. Kimin için süsleniyorlar,kimin için bu güzel kokular? Bizzat Allah tarafından şekillendirilmiş,renklendirilmiş,kokulandırılmış olan milyonlarca nimetlerin karşılığında teşekkür etmemiz icap etmez mi?
Kâinat,insanı Allah’a şükre davet ederken bu çağrıya sessiz kalmamak gerek.
Sahip olduklarımıza değil,sahip olduklarımızı veren Allah’a sonsuz şükürler olsun…
Betül TOPÇU.
18 Mart 2020
